İş Hayatındaki Zor İnsanlarla Nasıl Başa Çıkarız?

Hepimizin hayatında tanıdığı, geçinmesi çok zor karakterde insanlar vardır. Bu insanlar iş yeri, sokak, okul, hatta yaşadığın evde bile olabilir. Uyumlu insanlarla anlaşmak zaten kolaydır, asıl zor olan ise zor karakterdeki insanlarla anlaşabilmeyi başarmaktır. İş yerindeki stres yeterince yüksek değilken bir de üstüne bu tarz kişilerin karakterleriyle uğraşmak, çok daha yorucu ve stresli olabiliyor.

Bu tarz zor karakterdeki kişiler insanı strese sokarken stres ise seni çok kötü şekilde etkileyebiliyor. Yapılan bir çalışmanın sonucu gösteriyor ki; stres beyinde kalıcı ve olumsuz bir etki bırakır. Sadece birkaç gün strese maruz kaldığında bile beynin muhakeme ve hafıza ile ilgili bölümü olan hipokampüste bulunan nöronlarının etkisinin azaldığı görülmüş. Bunun üstüne bir de bu stres haftalarca sürerse, stres sinir hücresine giden ince liflere çift yönlü zarar veriyor ve bu kadar uzun süre devam eden stres sonucu nöronlarda kalıcı tahrip oluşmaya başlıyor. Stres sadece iş hayatında değil tüm hayatınızda başarınızı etkileyecek en önemli etkenlerden biridir, dolayısıyla önlenemez stres nedeniyle beynin de, performansın da zarar görecektir.

Her alanda karşına çıkabilen bu insanların bugün iş hayatında karşına çıkabilecek olanlarını inceleyeceğim. Bu kişi ise senin astın, üstün, çalışma arkadaşın hatta müşterin bile olabilir.

İkili ilişkilerde başarılı olabilmek için, önce kendini çok iyi tanımalısın, ardından sınırlarının farkında olup ona göre bir yol izlemelisin. İlk olarak karşında bulunan bu “zor” karakterli kişinin aslında elinde fazla bir koz olmadığının farkında ol lütfen. Bu kişiler haksız olduklarının farkında olduklarından üste çıkmaya çalışır veya canlarını sıkan bir durumda suçu size atarak durumun acısını senden çıkarmak isteyecektir. Bu “zor” karakterli kişilerle iletişim kurmaya çalıştığında asla kendi çizgilerinden ve doğrularından şaşmadıklarını ve her daim kendi bildiği gibi hareket ettiklerini göreceksin. Çok önemli bir konu ise; o an durumu iyi idare edecek bir pozitif enerjiye sahip değilsen, ya da sabrın tükenecek hale geldiyse bu durumdan can sıkıntısıyla beraber kızgınlıkla dolayısıyla bir yenilgi içinde ayrılman olası.

Şimdi sana iş hayatında karşına çıkabilecek karakterler ve onlarla nasıl başa çıkabileceğinden bahsedeceğim.

  • Agresif:

Bu tarz var yok her şeye sinirlenip, en küçük eleştiriye bile tahammülü olmayan, aşırı alıngan insanlardan bahsediyorum. Uzmanlar bu tarz bir davranışa sahip olan kişilerin dolaylı şekilde şantaj yaptığını belirtiyorlar. Bu sayede senin eleştirmeni, iş istemeni engelleyerek elini kolunu bağlayacaklar. İnsanların çoğunluğu da olumsuz bir tepki almaktan korktuğu için, bu davranışları sonuç verir. Fakat doğru olanı “Ne yaparsan yap, kızsan da bağırsan da ağlasan da ben doğruları yüzüne söyleyeceğim, kusura bakma.” tavrıdır.

Bu tarz karaktere sahip insanlarla yapılan tartışmada, karşı tarafla aynı şekilde saldırgan ve agresif tepki verildiğinde, tartışma hep başarısızlıkla sonuçlanır. Bunun aksine yapılması gereken şey, bu tarz kişilerle dürüstçe başa çıkmaktır. Onların agresif taraflarını destekleyerek konuşmak soruna daha da çözülmez bir hal aldıracaktır. Yoğun duygulara sahipseniz o an hemen bırakmanız gerekir. Onu kışkırtıcı söylemlerle sana karşı daha negatif olmaya atmaktansa daha yapıcı olmaya çalışmalısın.

Bu tarz sinirli bir kişiye kısasa kısas yapman, yapacağın en yanlış davranış biçimi olur. Başarılı olmak istiyorsan karşındaki kişinin dikkatini daha sakin bir tartışmaya yönlendirip farklı bir uğraşa çekmelisin. Karşı tarafı anladığını, sahip olduğu sorunun son derece yaygın olduğunu ve bu sorunu çözmesinde ona yardımcı olacağını söylersen karşı tarafı sakinleştirmiş olursun.

Bu tarz gergin durumlarda yapılacak en faydalı şeyler: çevredeki gürültüyü azaltman, kendini sakinleştirmen, sinirli kişinin duygularını yadırgamaman, kendisinden durumu sakince açıklamasını rica etmen, ve bu konuyu açıkça karşı çıkmadan dinlemen, suçlayıcı tavırlardan tamamen uzak şekilde neler hissettiğini belirtmen, o kişiyle ilgilendiğini onu anladığını fakat ona öfke sınırı koyduğunu belirtmendir.

  • Kronik şikayetçi:

Bu insanlar hep çok çalışan, çok işi olan, her işi yapan ama kimsenin değerlerini bilmediği, yeteri kadar sorumluluk alamayan veya tüm sorumluluğun onun sırtında olduğu kişilerdir. Aklına gelebilecek her konuda sızlanıp şikayet edecek bir şey bulabilirler. Uzmanlar, “Bu bir karakter özelliğidir, değiştiremezsiniz, düzeltemezsiniz.” diyorlar ama bu insanlara karşı yapacağın şey onları kırmadan sorunların o kadar da abartılacak kadar büyük olmadığını göstermek. “İşin çok diye şikayet ediyorsun ama, ya şu anda işsiz bir şekilde iş arıyor olsaydın?” gibi bir cümle onları düşünmeye itecektir. Eğer şikayetleri göz ardı edip dinlemezsen de şikayetlerin dozu artacak bu da seni ayrıca yoracak. O nedenle aradaki o ince çizgiyi çok iyi ayırman gerekiyor. Baktın olmuyor “He he” deyip geçiştir.

Bu karakterdeki insanlarımız her şeyde bir kusur ararlar, suçlayıcı olmakla beraber doğru olanı bilmelerine rağmen asla hayatlarında uygulamazlar. Bu kişilere karşı yapmaman gereken şeyler şunlar: Şikayetleri ile alakalı onları asla desteklemeyin, ilk etaptan özür dilemeyin ve onlara fazla karşı veya savunmacı olmayın. Yoksa bu şikayetleri tekrarlamaya devam edeceklerdir. Gerçekleri göz önünde bulundurarak problem çözen kişi sıfatına bürünmen, ciddi ve destekleyici olman çok daha faydalı olacaktır. Bu kişinin şikayetlerine detaylıca yazmasını istersen, bu yazı seni çözüme daha kolay ulaştırabilir. Problemin ne olduğundan ziyade nasıl olması gerektiğini sorarak işi kolayca çözebilirsin. Ettikleri şikayet başka biri ile ilgiliyse de bu konuda aracı kişi olmaya çalışmaya bak.

  • Sürekli hemfikir:        

Söylediğin tüm fikirlerine karşı, yaptıkları tek şey gülümseyerek katılan bu kibarlık abidesi kişiler ancak kendilerine müdahale edildiğinde bunu durdurabilirler. Bunun nedeni ise sürekli onaylama ihtiyacı duymalarıdır. Bu davranış ise çocukluğunda sevdiği kişiler tarafından kabul görmek ve sevilmek için öğrendiği ve geliştirdiği bir davranış. Bu kişiler de tutabileceğinden daha çok söz verirler. Onlardan daha dobra dobra ve dürüst olmalarını istemelisin, mesela “Bu planım nasıl daha iyi olabilir?” gibi. Senin onun fikirlerine saygı duyduğunu bilmelerini sağla. Bunun dışında tutamayacağı sözleri vermemesini ona tembihlemeli ve sorun olmadığını belirtmelisin. Dostluğunuzun değerini dillendirip göstermen de ayrıca sorunu çözmeye yardımcı olacaktır.

  • Her konuda uzman:

Bu karakter ikiye ayrılır: Bilgili, yaratıcı, kendine güveni olan, gerçekten işinin uzmanı kişi, bir de uzman gibi takılan, yarı bilgili kişi. Buradaki iki karakter de zorluk yaratacaktır. Gerçekten bilgili olan kişi kendini üstün görmeye başlayacak ve diğer kişileri aptal gibi hissettirmeye başlayacaktır. Bunun dışında farklı fikirlere asla açık olmamakla beraber, değişime de kapalı olurlar. Bu nedenle kendine güvenerek diğer kişilerin yardımını reddedeceklerdir. Bu tarz kişilerle bir tartışmaya başlayacaksan, cidden sağlam bir ön hazırlığın olmalı, yoksa seni anında kapı dışı edebilir. İlk olarak bahsettiği konuları iyice dinleyip o konuda ufak yorumlar yap. Karşı tarafın düşüncelerine karşı çıkmadan önce, ona alternatif sorular yönlendirebilirsin: “Daha fazla anlatabilir misin?” veya “Bu şekilde de düşünülebilir mi?” gibi. Karşı tarafın becerilerine saygı gösterirken kendi fikirlerini de göstermeyi ihmal etme. Eğer karşıdaki kişi hala başka fikirlere açık olmakta zorlanıyorsa, o kişinin üstünlüğünü kibar bir şekilde kabul etmen gerekir, sonuçta uzman kişiler de saygı duyulmayı hak ederler.

Diğer karakterimiz olan uzman olmayıp öyle davranan kişilerle başa çıkmak diğerlerine göre çok daha kolaydır. Bu tür kişi gerçeklerle fevrileşmeden yüzleşebilirsin  fakat bu tarz bir konuşmayı yüz yüze ve yalnızken yapmanız daha kolay ve samimi olacaktır.

  • Karamsar:

Hepimizin çevresinde Bu iş olmayacak.”, “Bunu daha önceden de denedik.” diye dolaşan kişiler kesin vardır. Bu tarz kişilerin bizim ve çevremizin enerjisini düşürmekte ve demoralize etmekte üstüne yoktur. Bu tarz kişilerle yapacağın en güzel şey; bu tarz insanlardan olabildiğince uzak olmaktır. Bu tarz kişilerle direk tartışmaya girmeyin ve o kişinin sunduğu sorunlara hemen çözüm bulmaya çalışmayın.

Karşındaki kişiye iyimser tavırlar ve konuşmalar sergileyerek de değişimin mümkün olduğunu belirtin. Grubunla yaptığın bir çalışmada alternatiflerin neler olduğunu iyice saptayarak, en kötü neler olabileceğini söyleyin. Bu tarz bir yol karamsar düşüncelerin ortaya çıkmasına yol açacaktır fakat sen bundan ancak böyle bir düşünceyi ortaya çıkararak kurtulabilirsin. 

  • Fedakar:

Bu kişi hep başkaları için yaşar. Diğer kişiler üzülmesin diye kendi fikirlerini ve kararlarını erteleyen bu kişi, her şeyde hem fikir olan kişinin aksine, başkasına yardımcı olabilmek adına ciddi anlamda konuyla ilgilidirler. Bu kişilerin gerçekten ne düşündüklerini, endişelerinin ne olduğunu açığa çıkarmaya bak. Alternatif birkaç plan geliştirerek kişinin gerçekte neler hissettiğini paylaşmasını sağlayabilirsin. Aynı zamanda bu kişiyi, kararlarında ve düşüncelerinde kendine güvenmesini sağlamak adına teşvik edici ol ve kararlarını sürdürmesi için destek ol.

  • Dakika başı sizi rahatsız edenler:

Seni de günde onlarca defa “Bir şey soracaktım.” “Birkaç dakikan var mı?” gibi cümlelerle taciz eden o güzel insanlar var değil mi? Bu tarz iş arkadaşlarının ciddi anlamda bir kendine güven sorunu vardır. Kendi başına bir karar alamadığından dolayı her adımını birine doğrulatma ihtiyacında bulunuyor. Belki de bilgisine güvenmiyor, yetersiz buluyor. Bu kişiler kendisine en çok sabır gösteren ve en iyi davranan kişiyi kurban seçerler ve sürekli taciz etmeye devam ederler. Bu kişilerle başa çıkmak için ilk başta şaka yollu bu olaydan sıkıldığınızı ve işini kestiğini belirtmelisin. “Sen de bensiz bir şey yapamıyorsun ama.” gibi kırıcı olmayacak şekilde açıklayın. Hala anlamamaya devam ederse de “Ben sana yardım etmek isterim ama ben her zaman yanında olamam kendi başına da bu tarz işleri çözebilmen lazım.” tarzı konuşmalısın. Eğer hala laftan anlamadan işi yüzsüzlüğe vardırırsa, daha açık ve kararlı olmanda fayda var, fakat bu arada bu kişiyi işe yeni girmiş ve seni akıl hocası gibi gören biri ile karıştırmamakta fayda var.

  • Bilgiyi paylaşmayıp kendine saklayanlar:

İş yerinde aradığın bir belge vs. vardır ama o belge sadece bir kişinin elinde vardır.O kişi de bunu saklamayı tercih edip, bir iktidar gibi görür ya onlardan bahsediyorum. Bu insanlar işlerini kendi canları nasıl isterse, ne zaman isterse o zaman yapmak isterler. Bu tarz kişilere muhtaç olmamak gerekiyor ama elinde sizin işinize yarayacak belgeler biriktiriyorsa işiniz zor. Kendisiyle konuşmayı dene ve böyle yapmaya devam ederse iş yerinde soyutlanabileceğini belirt, bundan korkup geri adım atabilir. Fakat büyük ihtimalle inadım inat, bir yerlerim iki kanat diyecektir. Hala yapmaya devam ediyorsa üstüne durumu belirtmen, yöneticilerin gerekli önlemi alması en doğru yol, bu tarz durumlarda.

  • Arkadaşlarını üstlerine kötüleyenler:

Yüzüne karşı çok kibar ve uyumlu olan bu kişilerin, sen yokken yöneticilerine seni nasıl sattığını bir bilsen! İlk başta uzak durmaya çalış, eğer olmazsa zor olanı yapıp çatışmayı göze almalısın. Yaptıklarını duyduğunu ve yanlış olduğunu belirt, fakat bunu söylerken unutmamak lazım ki bu tarz kişiler yüzüne karşı tam bir pambık prensestir. Kazanmaya çalışmayın çünkü ikiyüzlü davranacaktır. Bu nedenle dikkat edip kişinin eline malzeme vermekten kaçınmalısın ve gerektiğinde de korkutmayı bilmelisin. Zaten bu tarz kişilerin huyunu yöneticiler de uzun süreçte görüp anladıkları için ona göre aksiyon alacaklardır.

  • Yardım isteyen ama yardım etmeyenler:

Senden hep yardım isteyen fakat kendinden bir şey istendiğinde umurunda olmayan bu kişiye karşı nezaketle tek taraflı bir ilişkiyi garipsediğini belirt. Bu yaptığı hareketlerin sadece sana ve yapılan işe değil, kendisine de zarar verdiğini anlatmayı denemelisin. Bu sayede ileride senden yardım istediğinde nasıl oluyormuş biraz empati yap diyebilmelisin. Bu kişiye, çalışma ortamında ekip çalışmasının ve işbirliğinin ne kadar önemli olduğunu, eğer buna uygun davranmazsa ileride dışlanabileceğini anlatmalısın.

  • Sürekli soğuk hatta kırıcı şakalar yapanlar:

Bu insanlar asla kötü niyetli değildir bunu unutmamak lazım fakat sürekli olarak işinle özel hayatınla, mali durumunla ilgili yerli yersiz şaka yapılması rahatsız eder. Kullanılacak ilk yöntem ilkokuldaki gibi kötü şakayı duymazlıktan gelmek olabilir. Bunun dışında gülmeyin, şakalarına devam ederse de “Eee?” tarzı bir terslemeyle geçiştirin. Eğer hala yapmaya devam ederse herkesin içinde “Bu şakalarından hoşlanmadığımı bilmeni istiyorum.” de, eğer herkesin eleştirdiğini fark ederse, şakalarına yapmaya bir son verebilir.

  • Her türlü değişime, yeniliğe karşı çıkanlar:

Büyük ihtimalle çalıştığın şirketin eski çalışanlarından biridir ve bu durumun ona bazı haklar verdiğini düşünür. Bu kişi ya motivasyonunu kaybetmiş ya da şirkette daha önceden denenmiş ve başarısız olmuş çok sayıda değişime şahitlik etmiştir. Veya en son olarak huyu böyledir. Bu nedenle en ufak değişikliğe bile karşı gelecektir. Bu kişiyi değiştirmeye, hiç boşuna çabalama çünkü asla başaramazsın. Fakat bu kişi projenin önündeki bariyerlerden biri olacaktır, bu nedenle ekibin motivasyonunu da bozmasını engellemen gerekecektir. Bu tarz kişileri tamamen yok saymayın, fikirlerini, eleştirilerini sorun ve vereceği cevaplardan faydalanmayı bil. Ama ne kadar karşı çıkarsa çıksın sonunda verilen karar şu dedikten sonra uygulamaya geçin.

  • Hiçbir şey yapmayıp yan gelip yatanlar:

Bu kişilik de bir öncekinin tam zıttı. Söylenilen hiçbir şeye itiraz etmiyor ama bir konuda bile aksiyon almıyor. Yaparım dedikten sonra yapmıyor, söz veriyor tutmuyor, işi sürekli birilerine yıkmaya çalışıyor. Eğer bir yaptırımda bulunmazsan, bu tarz birini yola getirmek epey zordur. İş bölümü burada çok önemli bir etkiye sahip, böylece kimin işini yaptığını kimin yan gelip yattığını görebilirsiniz. Böylece tembeller başkasının arkasına saklanamaz ve bu kişilerden hesap sorabilirsiniz. Bu kişiler genelde ellerini taşın altına koyarlarsa çok faydalı iş başarırlar fakat bu tembelliği aşmalarına yardımcı olman gerekiyor.

  • Dedikodu yapan, yalan-yanlış şeyler söyleyenler:

Bu sempatik kişilikten başkalarıyla alakalı dedikoduları dinledikten sonra, bir gün fark edersin ki senin hakkında da konuşmaya başlamış. Böyle biri hakkında tek çare, suçunu herkesin içindeyken yüzüne vurarak oyununu bozmak olacaktır. “A hakkında bana böyle söyledin, benim hakkımda da B’ye böyle söylemişsin. Senin amacın ne? Bizi birbirimize mi düşürmeye çalışıyorsun pis şirret?” gibi. 😛 Büyük ihtimalle, bu çıkışın sonrası dedikoducunun tüm kurbanlarının da dili teker teker çözülmeye başlayacak, bundan sonra da o kişi dedikodu yapsa da buna inanacak kimse kalmayacaktır.

Nasıl başa çıkarız?

Uzmanlar bu tarz zor insanlarla başa çıkabilmek için öncelikle kendini, iletişim biçimini, yeterli ve yetersiz hissettiğin özelliklerini tanıman gerektiğini belirtiyorlar. Bu sayede karşıdaki kişinin sana nasıl zor geldiğini anlayabileceğini, onların davranış biçimini değiştiremeyeceğinden dolayı kendi tutumunu değiştirerek onlarla başa çıkabileceğini söylüyorlar. Onları durdurabilecek tek şey senin kararlı ve net olman. Ayrıca karşındaki kişinin iletişim biçimini değerlendirip sakin olursan bu da mücadelede sana üstünlük sağlayacaktır. Atlanmaması gereken en önemli noktalardan bir diğeri ise, zor insanların davranışları, sizi özel olarak hedef almamaktadır. Bu nedenle bu tarz kişileri ve olayları kişiselleştirmemek çok önemli.

Eğer bu tarz kişilerle başa çıkmayı öğrenemezsen iş hayatın zehir olacaktır. Örneğin, iş yerinde aşırı inatçı bir kişilik varsa ve her şeyi bırakıp onu ikna etmeye odaklanırsan hiçbir ilerleme gösteremezsin. Bütün vaktin o kişiyi ikna etmeye çalışmakla geçer ve bu sonsuz mücadele nedeniyle de aşırı yıpranırsın dolayısıyla da o kişiyle aran açılır. Bu inatçı kişiye laf anlatmaktansa müdürün öyle istediğini söyleyip, işe karşı çıksa bile yapması sağlanabilir. Veya her şeyi ben bilirimcilerden bir karakter varsa o kişiyi biraz yavaşlatmak, susturmak için zor görevler vermeyi deneyebilirsin. “Ben biliyorum.” cümlesini kurmasına izin vermeyecek, oturup paşa paşa işini yapmasını gerektirecek işler, zaten o kişinin de hoşuna gidecektir. Yalancı bir kişi ile yüz yüze konuşabilir, veya ertelemeci bir kişiye de zaman yönetimiyle alakalı bir harita verebilirsin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    • Doğru Beslenme ile Regl Dönemi Kabusundan Kurtulun

      Bunlar Taze
    • Bir beyaz yakalı sporu: Kitesurf!

      Bunlar Taze
Peptify x
Mesaj Yaz

Paylaş