Yoga Hakkında Yanlış Bilinen 3 Efsane

Yoga yapmaktan korkan, çekinen, yogaya ön yargılı olan kaç kişiyiz? Belki abartıldığını düşünüyoruz, belki anlamlı gelmiyor, belki çok popüler olduğu için soğuyoruz… Buna benzer birçok düşünceye sahip olabiliriz. Bu nedenle biz, senin PepYogi’n olarak, yogaya dair efsaneleşmiş bazı yanlış anlaşılmış düşüncelerden bahsetmeye ve bu düşünceleri kırmaya karar verdik. 🙊

Efsane 1: Yoga yapmak için esnek olmak gereklidir. 

Birçok insanın yogayı, esnek olmadıkları için yapmak istemediklerini söylediklerini duyduk. İçiniz rahat olsun çünkü yoganın amacı lastik gibi olmak değildir. 😜

Yoganın fiziksel yönü, yoganın sekiz basamağından yalnızca bir tanesidir. Yoga, esnek olup olmamanızla ilgilenmez. Peki esnemek, esneklik nedir? Esnemek deyince ilk akla gelen şeylerden birkaçı; hareketlilik, eklemlerimizin rahatça hareket edebilmesi ve bununla birlikte kas-iskelet sistemimizin güçlenmesi ve rahatlaması olarak düşünebiliriz.

Yogayı, fiziksel olarak yapmaya başladıktan sonra zamanla bedeninizin esnediğini, bedeninizde yeni alanlar keşfettiğinizi, bedeninizde açtığınız alanlara doğru yol aldıkça da zihninizin ve düşüncelerinizin de bedeniniz gibi esnediğini, rahatladığını göreceksiniz. Esneklik ile birlikte düşme, sakatlanma ve denge bozukluğu riskimiz de azalır. Kemiklerimiz birbirine zarar vermeden rahatça hareket edebilir hale gelir. Yoga yaptıkça da vücudumuza daha fazla esneklik ve güçlenme sağlarız. Bu nedenle, yoga yapmak için esneklik bir gereklilik olarak düşünmek yerine esnekliği, sağlığımız için yoga pratikleri ile gelen yepyeni bedensel ve zihinsel bir alan olarak düşünebiliriz. 

Efsane 2: Sadece tek bir tür yoga vardır. 

Yoga dersi denilince akla herkesin “ooommmmm” dediği bir sınıf ya da herkesin jimnastik yaptığı düşünülen bir ders gelebilir. 🙃 Aslında yoganın birçok türü ve çeşidi vardır. Diğer bir yazımızda yoganın çeşitlerinden detaylıca bahsedeceğiz ama çocuk yogasından hamile yogasına kadar, içerisinde güçlenebileceğiniz, esneyebileceğiniz hızlı ve yavaş akışlı birçok yoga türü vardır.

Pek çok kişi, yogayı sevemediğini veya yoganın içine giremediklerini söylerler. Bunun sebebi, yogayı uygun ve doğru bir şekilde uygulamamaktan kaynaklı veya kendi için doğru yoga türünü seçemediği için olabilir. Bunun için önce, sevebileceğiniz bir yoga türüne karar vermek için biraz araştırma yapmak ve sonrasında da yine sevebileceğiniz, size uygun bir yoga hocası seçmek çok önemlidir. 

Efsane 3: Yogada “iyi” olunur.

Yogada “iyi” olmak diye bir şey yoktur. Bu efsanenin geçerliliğinin yitirilmesi çok önemlidir çünkü pek çok insan yeterince iyi olmadıklarını düşündükleri için veya her pozda yoga dergisi kapağına benzemedikleri için cesaretleri kırılıyor ve yoga yapmaktan korkuyorlar. Güzel bir yoga pozu görmek ve bunu yapabilmek harika olsa da yoganın asıl amaçlarından bir tanesi, uyguladığınız pozda sizin nasıl hissettiğiniz ve vücudunuz için işe yaraması, faydalı olmasıdır. 

Bütün yoga pozlarını uygulayabilmek veya uygulayamamak sizi yogada daha iyi ya da daha kötü yapmaz. Herkesin yoga pratiği farklı ve kendine özeldir. Bunu fark ettiğimizde, yogadan gerçekten zevk almaya başlarız. Matınıza gelmenin, güvensizlikleri, stresi, endişeleri ve buna benzer her şeyi geride bırakmaya zamanınız olduğunu anladığınız anlardan bir tanesi. Var olmak ve kendi vücudunuzla temas halinde olmak yoganın en önemli yönlerinden biridir. Bu yüzden başkalarını düşünerek endişeye kapılmayın…

Umarız bu üç yoga efsanesi ile ilgili fikirleriniz değişmeye başlamıştır ve yoga yapmak için, kendinizin farkında olmanız için size bu yazı rahatlama ve ilham vermiştir. Unutmayın, yoga bireysel bir deneyimdir ve kendi deneyiminiz sadece size özeldir. ⭐️

Namaste! 

Yazar: Ece Balkan

Written by Altan Yiğit

One Comment

Leave a Reply

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir